Raporda, söz konusu durumların AB Atık Sevkiyatı Tüzüğü’nün 45. maddesi kapsamında atık ihracatının askıya alınması için gerekçe oluşturabilecek durumlar arasında yer aldığı belirtildi.
Değerlendirmede Türkiye’nin plastik atık yönetimine ilişkin hukuki çerçevesini güçlendirdiği ve bu çerçevenin uluslararası ve AB kurallarıyla “genel olarak uyumlu” olduğu ifade edildi. Türkiye’nin çevre mevzuatının uygulanması ve denetlenmesi konusunda da ilerleme kaydettiği belirtildi.
“Komisyonun tespitleriyle düzenlemeyi yorumlaması arasında kopukluk var”
Çevre Araştırma Ajansı (EIA) ve Rethink Plastic ittifakının kıdemli kampanyacısı Lauren Weir, Komisyonun tespitleri ile düzenlemeyi yorumlama biçimi arasında “endişe verici bir kopukluk” bulunduğunu söyledi.
Çukurova Üniversitesi’nde çevre araştırmaları yapan ve Türkiye merkezli Mikroplastik Araştırma Grubu’nun başkanlığını yürüten Dr. Sedat Gündoğdu da AB hukukunun, çevreye duyarlı atık yönetimine ilişkin yeterli kanıt bulunmadığı durumlarda “açıkça harekete geçilmesini zorunlu kıldığını” söyledi.
AB Komisyonu sözcüsü ise raporun “çevreye duyarlı atık yönetimini desteklemek için kaydedilen ilerlemeleri ve hâlâ ele alınması gereken boşlukları” ortaya koyduğunu söyledi.
Komisyonun Türkiye ile yakın çalışmaya devam edeceği ve sürdürülebilir atık yönetiminin güçlendirilmesi amacıyla gelişmeleri “dikkatle izleyeceği” belirtildi. Türkiye’deki durumun yeniden değerlendirilmesinin 2028’den önce yapılması planlanıyor.
( ALINTI )
The post Her yıl binlerce ton; AB, çevresel kaygılara rağmen Türkiye’ye ‘çöp dağları’ göndermeyi onayladı! first appeared on .